benzerlik

n. likeness, resemblance, similarity, analogy, mimicry, affinity, approach, comparison, conformity, congeniality, identity, kinship, parallel, parallelism, parity, propinquity, sameness, similar, similitude, community
* * *
1. alikeness 2. analogy 3. likeness 4. resemblance 5. sameness 6. selfsameness 7. similarities 8. similarity 9. similitude

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • benzerlik — is., ği 1) Benzer olma durumu Türk işleri ile Roma ve Bizans işleri arasında benzerlik bulunamaz. F. R. Atay 2) mat. İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eş biçimlilik — is., ği, kim. 1) Benzer yapıda olan maddeler arasındaki billurlaşma benzerliği, izomorfizm 2) mat. İki matematik kümesi arasında benzerlik bağıntısı, izomorfizm 3) hay. b. Organizmada çeşitli soylardan ileri gelen benzerlik, izomorfizm …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Turkish vocabulary — This article is a companion to Turkish grammar and contains some information that might be considered grammatical. The purpose of this article is mainly to show the use of some of the yapım ekleri structural suffixes of the Turkish language, as… …   Wikipedia

  • andırış — is., man. 1) Andırma işi veya biçimi, andırışma, analoji 2) İki şey arasında bazı noktalardaki uygunluk, benzerlik durumu, temsil Bir kısım insanlar yalnız vücutlarının ve yüzlerinin andırışıyla değil, ruh hâletlerini belirten bakışlarıyla da… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aynısı — zm. Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik göstereni, benzeri, tıpkısı Bu kalem sizinkinin aynısıdır. Birleşik Sözler tıpkısının aynısı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • benzeş — sf. Birbirine benzeyen, aralarında benzerlik bulunan, müşabih, nazir …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • birlik — is., ği 1) Tek, bir olma durumu, vahdaniyet Tanrı nın birliğine inanır. 2) Bir arada olma durumu, vahdet Türk milletinin birliği. 3) Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet Dil birliği. Ülkü birliği. 4) Belli bir topluluğun yararlarını korumak için …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • genellemek — i Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek, belirlemek karşıtı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kategori — is., Fr. catégorie 1) Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tamamı, grup, ulam Bunları dört beş kategoride toplayabiliriz. H. Taner 2) fel., man. Ulam …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • koşutluk — is., ğu, mat. 1) İki çizginin koşut olması, paralellik 2) mec. Olay, düşünce vb. arasında benzerlik bulunması durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lafzen — zf., esk., Ar. lafẓen Sözün gelişine, söylenişine, yapısına göre, yazılı olmayarak Şantajcılıkla şarlatanlık arasında lafzen ve maddeten benzerlik var. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.